Gini Katsayısı

« Back to Glossary Index

Gini katsayısı nedir? Gini katsayısı nasıl hesaplanır? Gini endeksi olarak da bilinen bu terim hakkında detayları bu yazıda ele aldım.

Gelir dağılımı ya da milli gelir dağılımı İktisat’ta en çok önem verilen konulardan biridir. Günümüzde ülkelerin ekonomi politikaları arasında gelir dağılımı dengesi üzerinde önemle durulan hedeflerden olmaktadır. Gelir dağılımı hem ekonomik hem de sosyal bir sorun olarak değerlendirilmektedir.

Gelir dağılımı ölçümünde kullanılan iki temel kriter bulunmaktadır. Bunlar; Lorenz eğrisi ve Gini katsayısıdır. Gini katsayısından bahsederken, Lorenz eğrisine de değinmemiz gerekiyor. Gini katsayısı Lorenz eğrisi aracılığıyla hesaplanır.

Lorenz Eğrisi Nedir?

Lorenz eğrisi, 1905’te Amerikalı ekonomist Max Lorenz tarafından geliştirilen gelir eşitsizliği veya servet eşitsizliğinin grafiksel bir gösterimidir. Lorenz eğrisi çizilirken toplam nüfus gelir gruplarına ayrılır. Yatay eksende gelir grupları, dikey eksende ise bu grupların toplam gelirden ne kadar pay aldıkları gösterilir.

Grafik, nüfusun yüzdelik dilimlerini gelir veya servete göre yatay eksende gösterir. Dikey eksende ise kümülatif geliri veya serveti gösterir. Örneğin, x ekseninin değeri 50 ve y ekseninin değeri 19 ise nüfusun en alt gelir seviyesine sahip %50’sinin toplam gelir veya servetin %19’una sahip olduğu anlamı çıkarılır.

Uygulamada, bir Lorenz eğrisi genellikle eksik bir gelir veya servet gözlemleri kümesinden tahmin edilen matematiksel bir fonksiyondur.

gini katsayısı nedir

‘A’ işaretli alana eşit olan ve ‘A’ ve ‘B’ işaretli alanların toplamına bölünen Gini katsayısının grafik gösterimi. Yani Gini Katsayısı = A / (A + B) formülü ile bulunmaktadır.

Lorenz eğrileri, nüfusun yüzdelik diliminde veya bu yüzdelik dilimde olanların kümülatif gelirine veya servetine göre grafik yüzdeliklerini gösterir. Lorenz eğrileri, türev istatistikleriyle birlikte, bir popülasyondaki eşitsizliği ölçmek için yaygın olarak kullanılmaktadır.

Lorenz eğrileri, eksik ve süreksiz verilere sürekli bir eğri oluşturmaya dayanan matematiksel tahminler olduğundan, gerçek eşitsizliğin kusurlu ölçüleri olabilirler.

Lorenz eğrisine genellikle gelir veya servet dağılımında mükemmel eşitliği temsil eden 1 eğimli düz bir çapraz çizgi eşlik eder; Lorenz eğrisi bunun altında yer alır ve gözlemlenen veya tahmin edilen dağılımı gösterir. Düz çizgi ile eğri çizgi arasındaki, düz çizginin altındaki alanın oranı olarak ifade edilen alan, eşitsizliğin skaler bir ölçümü olan Gini katsayısıdır.

Lorenz eğrisi en çok ekonomik eşitsizliği temsil etmek için kullanılsa da, herhangi bir sistemde eşitsiz dağılımı da gösterebilir. Eğri, düz diyagonal çizgiyle temsil edilen taban çizgisinden ne kadar uzaksa, eşitsizlik düzeyi o kadar yüksek olur. Ekonomide Lorenz eğrisi, servet veya gelir dağılımındaki eşitsizliği gösterir; bunlar eşanlamlı değildir çünkü yüksek kazançlar ancak sıfır veya negatif net değere veya düşük kazançlara ancak büyük bir net değere sahip olmak mümkündür.

Bir Lorenz eğrisi genellikle, nüfusun büyük bir kısmı için geliri bildiren vergi beyannameleri gibi verilere dayalı olarak bir nüfustaki servet veya gelir dağılımının ampirik bir ölçümü ile başlar.

Verilerin bir grafiği, doğrudan bir Lorenz eğrisi olarak kullanılabilir veya ekonomistler ve istatistikçiler, gözlemlenen verilerdeki herhangi bir boşluğu doldurmak için sürekli bir işlevi temsil eden bir eğriye ulaşabilir.

Gini Katsayısı Nedir?

Dünya üzerindeki en büyük sorunlardan birisi de gelir adaletsizliğidir. Gini katsayısı gelir dağılımındaki adaletsizliği hesaplamada kullanılan en yaygın yöntemdir. 1912’de İtalyan istatistikçi Corrada Gini tarafından geliştirilmiştir.

Genellikle ekonomik eşitsizliğin bir göstergesi olarak, gelir dağılımını veya daha az yaygın olarak bir nüfus arasındaki servet dağılımını ölçmek için kullanılır.

Gini endekesi, 0  ile 1 arasında değişir; 0 mükemmel eşitliği ve 1, mükemmel eşitsizliği temsil eder. 1’in üzerindeki değerler, negatif gelir veya servet nedeniyle teorik olarak mümkündür.

Gini katsayısı, 0 ile 1 arasında bir değer alır. Değer sıfıra yaklaştıkça daha adaletli bir dağıtım, değer bire yaklaştıkça daha adaletsiz bir dağıtım gerçekleşir. Şöylede söyleyebiliriz; değer 0 olursa gelirin herkese eşit olarak dağılır, eğer 1 olursa gelirin bir kişide toplanır.

Gini katsayısının gelirle yani zenginlikle bir bağlantısı yoktur. Gini katsayısı bu zenginliğin nasıl dağıtıldığını gösterir. Gini endeksi, bir nüfustaki gelir dağılımının bir ölçüsü olarak kullanılır.

Yüksek bir Gini katsayısı, yüksek gelire sahip bireylerin toplam gelirden çok daha büyük yüzdeleri almasıyla daha büyük eşitsizliğin var olduğunu bize gösterir. Gini katsayısı ile ölçülen küresel gelir eşitsizliği 19. ve 20. yüzyıllarda artmış, ancak son yıllarda bu fark kapanma eğilimindedir.

Veriler ve diğer sınırlamalar nedeniyle, Gini endeksi gelir eşitsizliğini fazla gösterebilir ve gelir dağılımı hakkındaki önemli bilgileri tam olarak bize sunmayabilir.

Bir ülkedeki tüm bireylerin aynı gelire sahip olduğu bir durumda Gini katsayısı 0 olacaktır. Tam tersi durumda, tüm gelirin tek bir kişi tarafından sağlanıp, diğerlerinin ise hiçbir şey kazanmadığı bir ülkede Gini katsayısı 1 olacaktır.

Gini katsayısı, bir ülke veya bölge içindeki gelir veya servet dağılımını analiz etmek için önemli bir araçtır, ancak mutlak bir gelir veya servet ölçümü ile karıştırılmamalıdır.

Yüksek gelirli bir ülke ile düşük gelirli bir ülke, gelirler her birine benzer şekilde dağıtıldığı sürece aynı Gini katsayısına sahip olabilir. Örneğin, OECD verilerine göre, Türkiye ve ABD 2016 yılında 0,39-0,40 civarında gelir Gini katsayılarına sahipti. Ancak, Türkiye’nin kişi başına GSYİH’si ABD’nin yarısından azdı (2010 dolar bazında).

Türkiye’de Gini Katsayısı Kaçtır?

Bir ekonomide ortaya çıkan gelirin, o ekonomideki bireylere dağılımını ifade eden kavram kişisel gelir dağılımıdır. Kişisel gelir dağılımında ne kadar adaletli olunduğunu ölçmek için kullanılan araçlar içinde en çok kullanılanı Gini katsayısıdır. Gini katsayısı Türkiye için ne kadar olduğuna bakalım.

gini katsayısı türkiye

Gini katsayısı sıfır ile bir arasında değişen bir değer almaktadır. Katsayı sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımının sağlandığı, bire yaklaştıkça gelir dağılımı eşitsizliğinin bozulduğunu gösterir.

Gini katsayısı, Türkiye’de ilk defa 1987 yılında hesaplanmış ve değer 0.4348 olarak gerçekleşmiştir. En son 2019 yılında 0,395 olarak hesaplanan Gini katsayısı 2018 yılında 0,408 olarak açıklanmıştı. Bu durumda 0’a yaklaştığından gelir dağılımı biraz daha düzelmiş olarak yorumlanabilir.

Aynı yılda en düşük gelire sahip yüzde 20’lik nüfus grubunun ortalama geliriyle en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik grubun ortalama geliri arasındaki fark 7,4 kat olarak ölçülmüştür.

0,395 olarak ölçülen bir Gini katsayısı dengesiz bir gelir dağılımı olduğunu göstermektedir. Buna rağmen 2018 yılında katsayının 0,408 olduğu düşünülürse, asgari ücret artışı ve transfer ödemelerinden kaynaklanan bir iyileşmeden söz edilebilir.

« Back to Glossary Index
Daha önce yatırım şirketlerinde çalışmış ve 10 yıldır forex piyasasında işlem yapan biri olarak, bilgi ve tecrübelerimi sizlerle paylaşıyorum.